WHEN THEY SEE US - ADİL DEĞİL SİYASİ BİR HİKAYE


SUÇLU 
ADİL DEĞİL SİYASİ BİR HİKAYE 

KISIM - 1

“When They See Us” adlı diziyi Usul Psikolojisi, Suçlu Psikolojisi ve Sanık Psikolojisi yönlerinden değerlendirmeme ilk önce terimleri kendi ifademle anlatıp başlamak istiyorum.


Usul psikolojisi: Olay yerinin incelenmesi, delil toplanmanın ve incelemenin adaletli bir şekilde yapılmasını, dedektifler ve savcıların psikolojik etmenler altında kalmadan lehe ve aleyhe davayı etkileyecek her şeyin ortaya konmasıdır.

Suçlu psikolojisi: Suç işleyen kişiye suçlu dendiği hukuk ortamında suçlunun sorgulanmasında, karakola alınmasında veyahut ifadesinin alınmasında doğru tekniklerin kullanılması, hukuka uygun bir şekilde çalışılması ve suçluya psikolojik baskı yapılmaması gerekmektedir.

Sanık psikolojisi: Suçlu olduğu sanılan kişiye sanık dendiği hukuk ortamında sanıkın henüz suçlu olmadığını, suçlu gibi davranılmaması gerektiğini, masumiyet karinesinden yararlandırılması gerekmektedir. Sorgulanmasında, karakola alınmasında veyahut ifadesinin alınmasında doğru tekniklerin kullanılması, hukuka uygun bir şekilde çalışılması ve suçluya psikolojik baskı yapılmaması gerekmektedir


Olayımız siyahi çocuklara şiddet uygulanması aleyhlerine delil, kanıt yok iken suçlanmaları ile başlamaktadır. Sorgulama kısmına geçmeden farklı çocukları da suçlu olarak göz altına almak için geldikleri sokağa çıkıyorlar. Henüz suçlu olmamalarına rağmen suçlu gibi davranılıyor. Bildiğimiz sorgulama tekniklerinde amacımız gerçeği öğrenmek olmalıyken hikayemizde bu şekilde olmuyor. Sorgulama esnasında avukat veyahut velisi bulunması gerekmekteyken bunlara uymayıp sorgulama esnasında iyi polis - kötü polis oynanarak çocukların psikolojisi ile oynanıyor ve ayrıca sadece çocukların değil yanında velisi bulunan çocuklara velisinin geçmişi ile baskı yapılıp ifadeleri etkilenmeye çalışılıyor. Etkilenmiş ve zorla alınmış ifadeler aynı şekilde zorla imzalatılıyor. Savcılık makamının adaletli bir şekilde olay yerini inceleyip buldukları somut deliller ile mahkeme karşısına çıkması gerekmekteyken hiçbir somut delil olmadan etkilenmiş ifadeler ile mahkeme karşısına çıkmaya çabalıyor. Bu da yetmezmiş gibi olay örgüsünde çıkan bazı eksiklikleri yeni deliller yerleştirerek ve aynı zamanda olay örgüsünü değiştirmek suretiyle çarpıtmaktadırlar. Usul olarak yapılması gereken hiçbir şeyin doğru yapılmaması sanıkları psikolojik olarak etkileyerek suçlanmaları usul psikolojisi ile uyuşmadığı açıktır.

Olayımızda bulunan çocukların sorgulama aşamalarına kişisel olarak geçmek istemekteyim.


1) Antron: 22.00’da evdeydi. Polisler evinden aldılar ve sorgulamaya götürdüler. Sorgulama aşamasında dedektifler diğer çocukların onu suçladığını söylediğinde hiçbirini tanımadığını kendi arkadaşlarının ona Antron olarak seslenmediğini söylese de bunların hiçbiri not olarak düşülmedi. Aynı zamanda yalan söylemeyeceği anlaşıldığında babasına baskı yapılarak ifadesi etkilenmiştir.


2) Yusef: Mahalleden polis tarafından alınırken kimliğinde 16 yaşında gözüktüğünü ama bunu kendisinin değiştirdiğini aslında 15 yaşında olduğunu bildirmesine rağmen polisler tarafından göz ardı edilmiştir. 16 yaşında olarak kayıtlara geçildiği için zorla avukat hakkından feragat ettirmeye kalktıklarında velisinin karakola gelip savcılık makamını prestij ile korkutması sayesinde hiçbir ifade vermemiştir.


3) Korey: Olayda yok iken sırf 16 yaşında olması sebebiyle polis tarafından kandırılarak karakola getirilmiştir. 18 saat boyunca hiçbir bilgi verilmeden olayda eksiklik baş gösterene kadar bekletilmiştir. Yeniden iyi polis - kötü polis rolü ile Korey’in ifadesi etkilenmiş ve savcılık makamının eksiklerini gidermesi sağlanmıştır.


4) Kevin: Park’ta yakalandıktan sonra kafasına kask ile vurularak karakola getirilmiştir. Sorguda zorla iftira atmasına sebep olunmuştur. Amaç sorgulama esnasında gerçekleri öğrenmek olmalıyken polisler tarafından bir hikaye anlatılıp bunun doğru olduğunu kabul ettirmişlerdir. Kask ile vurulmuş kafasına başka bir hikaye yazılarak bunun da üstü örtülmüştür.

5) Raymond: İfadesinde psikolojik baskılar sonucunda yalan söylemekle kalmayıp yeni bir hikaye yazması sağlanıyor. Tüm bunlar da sanık psikolojisi ile uyuşmamakla beraber sorgulama tekniklerini de hiçe sayıp usul psikolojisini de etkilemiştir.


KISIM - 2


Hikayemiz mahkemeye taşınmış ve üstünden 6 ay geçmiştir. Bu sırada Antron ve Yusef ’e kefalet konulmuştur. Savcılık makamının baskılarıyla hakim zorla alınmış itiraf kasetlerini kabul etmiştir. Her şey çocuklar için kötü gitmekteyken Koşucu Kadın üzerinde çocukların aleyhine delil olmaması savcılık makamının elini zayıflatmaktadır. Ama savcılık makamının ana amacı adil olmaktan ziyade siyaset ile ilgilendiği için olmayan delilleri ortaya sunmakta, gerçekleri çarpıtmak için elinden geleni yapmaktadır. Bu tür davalarda hakim seçimi bir çark tarafından gerçekleştirilmesi gerekiyor iken verdiği kararlarda %90 savcılık makamı yanında yer alan hakimin seçilmesi bu davanın şimdiden sonuçlandırıldığı gerçeğini de gözler önüne koymaktadır. Savcılık makamı usule uygun olarak olay yerini incelemeli ve bu inceleme sırasında adaletli olmalıdır. Hikayemizde bir adet çorap bulunmuştur fakat bu çorabın içerisinde bulunan dna sanıklardan hiçbirini işaret etmediği için mahkemeye sunulmamıştır. Ayrıca dna eşleşmemesi çocukların lehine bir kanıt olduğu da gözlerden kaçmamalıdır. Mahkeme içerisinde -daha önce de belirttiğimiz- dedektiflerin çocukların kendi lehlerine söyledikleri hiçbir şeyin kaydının tutulmaması dikkat çekmektedir.


Adil olmaktan ziyade insan olmak bu kadar zor olmamalıdır değil mi? Maalesef bununla da bitmemektedir. Somut delil bulunamayan dava da sanık olan çocukların orada olmalarının bile suç olduğunu ileriye sürecek kadar adaletten uzaklaşmış bir savcılık makamı bulunmaktadır.

Olaylar neticesinde:

Juri 5 çocuğu SUÇLU bulmuştur. 5 çocuk cinsel suçlu olarak kabul edilmiştir.


KISIM - 3/4

Antron, Yusef, Kevin, Raymond: Önce ıslahevi daha sonrasında hapishanelere gönderileceklerdir.


Korey ise aslında şüpheli listesinde adı olmadığı sırf arkadaşının yanında karakola getirildiği için tüm çocukların suçlu bulunmasına sebep olacaktır. Hem de en küçük suçlu olarak direkt hapishanelere gönderilecektir.


Cinsel suçlu olarak içeride bir miktar zaman geçirdikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Ya bunu alışırsınız ya da alışmamayı tercih ederek kendinizi daha beter hale getirirsiniz.

En basitinden şartlı tahliye ile tahliye olmak için sizi içeriye tıkan suçu kabul etmeniz gerekmektedir. Çocukların içeriye girme sebepleri işlemedikleri suçu kabul etmemeleri iken dışarı çıkmak için tabii ki suçları kabul etmeyecektiler. Çünkü suçu kabul etmek kurtuluş yolu değildir.


“Benim gerçeğimi öğrenmeleri için şartlı tahliye memurlarına enerjimi harcamamalıyım.”

Hikayemiz içerisinde aslında suçun başkası tarafından işlendiğine dair hiçbir bilgi verilmemişti ve bu çocukların da suçlu olduğuna dair hiçbir bilgi yoktu. Aslında anlatılan hikaye o kadar da basit değilmiş. Korey ile aynı hapishanede -farklı bir dava neticesinde içeride bulunmaktadır- bulunan "Koşucu Kadın" davası gerçek suçlusunun suçunu itiraf ettikten sonra ortaya çıkan bilgiler ışığında gerçek suçlumuzun içeriye düşmesine sebep olan dava ile "koşucu kadın" davası hakim, savcı ve dedektifleri aynı kişilerdir.

Tüm bir hikaye içerisinde savcılık makamını adil olmaktan ziyade siyasete göre hareket ettiğini söylemek mümkündür. Sırf savcılık makamı üzerinde bulunan psikolojik etmenler 5 insanın hayatına mal olmuştur.


Bu da bize hukukta psikolojik etmenlere yer olmadığını kanıtlamıştır.


Hukuk adil olmaktır.

Sanığa sanık, suçluya suçlu ve en önemlisi masuma masum demektir. Bunun önüne hiçbir psikolojik etmen geçmemelidir.

Mustafa YILDIRAN

40 görüntüleme

BİZLERE ULAŞMAK İÇİN

  • Siyah LinkedIn Simge
  • Siyah Spotify Simgesi
  • Twitter
  • YouTube
  • Instagram